15 Haziran 2013 Cumartesi

AMENERRASULÜ


geldik bakaranın son iki ayetlerine. amenerrasulü diyede biliniyor.

285. Peygamber, Rabbi tarafından kendisine ne indirildi ise ona iman etti, müminler de.
peygamber efendimiz zaten vahi ile muhatap olmuş. burada neden indirilene iman ettiği belirtiliyor?
çünki bazı insanlar vardır. anlatır ama yapmaz. doğru yol budur der ama kendisi bocalar. burada rabbimiz bize diyorki önce kendin inan sonra başkalarını çağır. etkilenmeyen etkileyemez.

Onlardan her biri ALLAH'a,
Allaha iman, Allahtan gelenin tümüne iman demektir. Allaha iman Allahın hayatımıza karışacağına iman demektir. Allaha iman emir ve yasaklar çerçevesinde bir hayat yaşamak demektir. Allaha iman onun belirttiği bir hayat programına iman demektir. Allaha iman kişinin boynundaki ipini yanlız Allaha vermesi demektir.

meleklerine,
meleklere iman; Allah melekler vasıtasıyla sürekli bizimle diyalok halindedir. Allah dünyayı yaratmış sonrada ne haliniz varsa görün dememiş. bir köşeye çekilmemiş. heran bizi kontrol halinde tutuyor.
meleklere iman. onlar tarafından amellerimizin tesbit edildiğine iman demektir. melekler iman, hesap ve kitaba iman demektir. meleklere iman, ahiret hesabına göre bir hayat yaşamaktır.

kitaplarına,
kitaba iman vahiye iman demektir. Allah bizi kanunsuz, yolsuz, yoldamsız bırakmadıdemektir. onlarla sorumlu olduğunu ve içindekilerle hesaba çekileceğine iman demektir.

peygamberlerine iman ettiler.
peygamberlere iman onları takip etmek demektir. hayattaki en büyük örnek olduklarına iman demektir. onların adım adım takip edilmesine iman demektir.

biz Allahın peygamberlerinin hiçbirinin arasını ayırmayız.
 buradan iki mana çıkıyor
1. peygamberlerden kimilerini kimilerine tercih ederek arasını ayırmayız.
2. birini veya birkaçını kabul edip onların arasında ayırım yapmayız. tümünün Allah tan gönderildiğine inanırız.

ve yine dedilerki: ey rabbimiz! işittik ve itaat ettik! bize mağfiret et ey rabbimiz! şüphesizki dönüş sanadır....

senin mesajın bize peygamberimiz tarafından gelince işittik ve itaat ettik, senden geleni iyice dinledik anlamaya çalıştık, kafa yorduk, anladık ve itaat ettik. istemeyerek değil, isteyerek seve seve itaat ettik.

dikkat edilmesi gereken husus; işitmek indirileni bilmeyi gerektirir. bilmek ve tanımakta okumayı, haberdar olmayı gerektirir. kitabını tanımayan nasıl diyecekki '' ya Rabbi! biz kitabını işittik ve onunla amel ettik. biz üzerimize düşeni yaptık. onun için ya Rabbi sende bize mağfiret et.

bunları demeye hakkımız olucakmı? işittik ve isyan ettik diyenlerden olmayalım. yada dilimiz işittik diyor, ama hayatımızla yaşayışımızla yalanlayanlardanmıyız? yoksa kimileri gibi işitmedenmi inandık. yada işittik ama unuttukmu diyeceğiz. yoksa işittik ama hayatımız değişmedimi diyeceğiz.

buraya kadar bakaradan ayetleri öğrendik peki bütün bu ayetler ne değiştirdi hayatımızda? 
bakarayı bilmeyen dünkü biz ile bugünkü biz arasında ne fark oldu?
bukadar ayet bizi değiştirmediyse bakarayı bilmeyen şu insanlarla bizim aramızda belirgin bir fark görülmüyorsa buna nasıl müslümanlık diyeceğiz. Allah korusun. veya o insanlara hangi yüzle sizde bakarayı tanıyın diyebileceğiz? okuyupta ne olucak. ha senin hayatın ha benimki ne fark var demezlermi?

okuyacağız, dinleyeceğiz, itaat edeceğiz, amele dönüştüreceğiz ve sonra  şu duaya hakkımız olucak;

gufranımı görmezden gelmeni, silivermeni, hesaba katmamanı, yok farz etmeni umarız ya Rabbi.dönüşümüz sanadır. biz ogün için hazırlık yapmaktayız. elimizden geldikce çalışıyoruz. bizi ogünde perişan etme. kusurlarımıza bakma diyebilelim. demeye yüzümüz olsun.

ayetten anlıyoruzki müminler hem işitiyor, hem tasdik ediyor, hem kulluk yapıyor, hemde kusurlarını itiraf ediyor. yaptıklarının Allaha layık olmadığını, daha fazla şey yapmaları gerektiğini itiraf ediyorlar.

böyle bir teslimiyette bulununca, böyle bir özür beyanında bulununca. Rabbimiz bir sonraki ayette şu müjdeyi veriyor

286: ALLAH HİÇ KİMSEYE GÜCÜNÜN YETEMİYECEĞİ YÜKÜ YÜKLEMEZ.

Üzülmeyin kullarım, Allah merhametlidir. kullarını sıkıntıya sokmak istemez. rabbiniz zalim değildir der adeta bu ayette.

kişinin kazandığı iyilik kendine, yapacağı şerde kendinedir.
yani kim ne ederse kendine eder.

Rabbimiz unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma.

burada çok önemli bir duayı hatırlatıyor bize  Rabbimiz. bu kısmı hergün tekrarlamalıyız. 
burdada 2 husus var
1.farkında olmadan emri terk etme
2.haramı yanlışlıkla emir zannederek işlemek.
bunlara unutma ve hata denilirki kimisi mazur görülürken kimiside görülmez.

A sahibinin mazur görüleceği unutma ve hatalar
sahibinin mazur görülemeyeceği unutma ve hatalar

örn: bir adam üzerinde necaset görse, bunu temizlemeyi geciktirse, sonrada bunu unutsa ve namaz kılsa bu adam mazur sayılmaz. çünki; unutarak yanlışlıkla zehir içseniz zararı yok diyemeyiz.
bu ayette bizi unuttuklarımızla mükellef tutma dememiş. çünki mükellefiz. bizi bu unuttuklarımızla muaheze etme demiş. yani bizi unlardan sorumlu tutma demiş. işin özü şu. biz bunlardan mükellefiz. ama hesaba çekilmemek için dua etmeliyiz.

bizi Allah var ettiğine göre hakkımızdaki en güzel prensipleride ancak o var edebilir. bakın bize herşeyi öğretiyor. nasıl dua edersek daha iyi olur. bunu bile belirtiyor. gerisi bize kalmış. umulurki doğru yolu seçeriz.

insan iki yönlüdür. ruh ve beden. ruhu ile Allaha bağlanmayı ihtiyaç duyar. bedeni ile yemeye içmeye uyumaya ihtiyaç duyar.

kuranın pek çok yerinde insanın özelliklerinden bahseder. insan zalimdir, nankördür, cimridir, cahildir, acelecidir, itirazcıdır, unutkandır, meşakkat içindedir. mala karşı dünyaya karşı, kadına karşı, erkeğe karşı meğillidir. bu ve pekço özelliğimizden bahseder. yaradan yarattığının mayasını tanımazmı? bilir elbette hemde hiç kimsenin bilemeyeceği kadar.

hata: meşru birşey yapmak isterken kasıt olmadan yapmasıdır. hatayla bir insanı öldürsek Allah bunun günahını kaldırır ancak bunun diyetini ödememiz lazımdır.

nisyan (unutma): birşeyi bilipte yaparken unutmak. mesela abdestsiz olduğumuzu unutarak namaz kılmak. bundan ötürü günah yoktur. ama abdestsiz olduğunu hatırlar hatırlamaz namazını iade etmesi gerekir.
yani unuttuğumuzda o işi hatırlayınca yapmamız gerekir.
bu hüküm sadece oruç için geçerli değildir. yani oruçluyken unutursak yeniden tutmamıza gerek yoktur. ancak hatırladığımız anda oruca devam etmeliyiz.
kişi ihmalinden ötürü dinini öğrenme yoluna girmese, veya belledikten sonra onu unutmamak için tekrar tekrar onu mutala etmese(burda unutmamak için yazmak tavsiye ediliyor)  ve sonra onu amel haline getirmezse veonu başkalarına duyurmazsa ve böylece onu unutursa bu unutma mazur sayılmaz. ben unuttum diyip sıyrılamayız yani. Allah muhafaza etsin.

ey Rabbimiz! bizden öncekilere yüklediğin gibi bizede ağır yük yükleme.
bizden öncekilere ağır yükler yüklenmiş. 
mesela necaset varsa elbisenin orasını kesmek gerekirmiş. ramazanda hanımlara hiç yaklaşılmazmış. malların 4/1 zekat olarak verilmeliymiş. tevbelerin kabulu için intihar etmeleri lazımmış.

rabbim merhametinden müslümanların böyle dua etmelerini öğütledi ve böylece omuzlarımızdan bu yükleri kaldırdı. kul Allaha kul olursa Allahta ona lutuflarda bulunacaktır. 

ey Rabbimiz! bize gücümüzün yetmediği işlerde yükleme.
hem bize kolay kulluklar yükle,  hemde bize yüklediğin vazifeleri kolay ifade edebilmek için bize güç ve kuvvet ver. sabır ver, altından kalkamıyacağımız yükler yükleme.

bizi affet! bizi bağışla, bize acı! sen bizim mevlamızsın. kafirler topluluğuna karşı bize yardım et!
bizi affet. sana karşı bilerek vya bilmeyerek işlediğimiz tüm günahlarımızı affet. hatamızı siliver. kusurlarımızı görmeyiver. geçmiş günahlarımızı affet, gelecekte bizi günahlardan koru. sen bizim mevlamızsın, bizim velimizsin, bizler senin velayetini kabullendik. sana dayandık sana güvendik. kulluğumuz köleliğimiz sanadır. ey bizim Rabbimiz, kafirler güruhunda dinini rededen sana karşı savaş açan, kitabımıza karşı savaş açan. onu gündemimizden düşürmeye çalışan peygamberine karşı gelip onu rededen bu kafirlere karşı bize yardım et.

AMİNNNNNN

bundan sonra namaz sureleri ile devam edeceğim. çünki en çok onları okuyoruz. duha suresiyle görüşmek üzere......




post signature